Satın aldığımız hemen hemen her ürünün üstünde, içinde kullanma talimatı vardır. Bu tüketiciyi koruma yasalarının getirdiği bir mecburiyet aslında. Ve özellikle büyük firmaların ödedikleri tazminatlardan kurtulma çabası, önlemi.

Şimdi ben diyorum ki, tüketiciyi bilgilendirme ve uyarmak için yazılan bu kullanma talimatları satın aldığımız büyük küçük, pahalı ucuz her şeyde varsa neden evimizin en değerli köşesini işgal eden televizyonda olmasın.

Bence televizyonların da bir kullanma talimatı olmalı. Sanayi bakanlığı mı, televizyon üreticileri mi, tüketici dernekleri mi, bu işle kim ilgilenir bilmiyorum ama işte benim önerilerim:

1- Bu bir televizyondur. Tele: yunanca Uzak, vizyon: Latince'den gelen vision Görüş anlamına gelir. Birleşimiyle "Television: Uzakgörüm, Uzaktan görüntü" anlamına gelmektedir.

2- 1. maddede açıklandığı gibi televizyon uzaktan izlenir. Yakından izlenildiği takdirde gözleri bozabilir.

3- Yüksek sesle dinlerseniz geçici duyma bozukluğu ve alt kat komşunuzla kavgaya neden olabilir.

4- İzleyeceğiniz kanallardan hiçbir şekilde sorumlu değiliz.

a) Şiddet içerikli filmleri, dizileri çocuğunuzun izlemesine izin verilmesi ve ardından çocuğunuz gecenin bir vakti ağlayarak uyanıp yanınıza gelmesi durumunda hiçbir şekilde sorumluluk kabul edilmeyecektir.

b) Yine çocuğunuz bazı programları izleyip "anne ben oryantal stara katılıcam, popstar olucam vs" diyebilir

c) Derbi maçında kocanız maçı, siz yanık kozayı izlemek isteyebilirsiniz. Bu tartışma boşanma noktasına gelirse şirketimiz avukat masraflarını karşılamayacaktır.

d) Eşiniz evde oturup Seda Sayan'ı ve ardından kuşum Aydın'ı izleyip yemek yapmayı unutursa, akşam yemeği için köşedeki kebapçıdan Adana Urfa söyleyebilirsiniz. Bu durumda şirketimiz asla bu yemek faturalarını ödemeyecektir.

5- Bazı programlar sinir sisteminizi bozabilir. Hatta kafayı yiyebilirsiniz. Bu durumda psikolojik yardım almanız gerekebilir ancak bu masraflar bizim sorumluğumuzda değildir.

6- Politikacıların, başbakanın açıklamalarına sinirlenip televizyonun üstüne elinize ne geçerse atma duygusu içine girebilirsiniz. Bu tip durumlarda, eğer eylem gerçekleşir ve televizyon hasar görürse bu hasardan müessesemiz hiçbir şekilde sorumluluk kabul etmeyecektir.

7- Haber bültenleri, magazin programları geçici körlüğe neden olabilir.

8- Müzik programları duyma bozukluğu yaratabilir.

9- Hırsız polisi izleyen karınız size "bak elin hırsızını nasıl seviyo adam, ben saçımı süpürge ettim beni böle sevmedin" diyebilir.

10- Çocuğunuz "gece alemlere akıcam, uçan kuş olucam" diyip harçlığının dışında yüklü para isteyebilir. Bu paradan sorumlu değiliz.

11- Hiçbir alakanız olmasa bile çocuğunuz "baba niçin sen ağa mağa değilsin yav. Ağa olaydın da şöyle aşiretimiz olsaydı" diyebilir.

12- Kızınız mankenlere özenip zayıflama hastalığına yakalanabilir.

13- Televizyonun üstüne dantel örtü örtmeyiniz. O mobilya değil.

14- Evde herkes yatmışsa ya da tek başınaysanız televizyonla konuşmayınız. O size yanıt veremez.

15- Uyurken televizyonu kapatmayı unutmayınız. Gelecek elektrik faturalarından şirketimiz sorumlu değildir.

Bu maddeler uzar gider. Biraz abartmış olabilirim ama yakın örnekler verdim diye düşünüyorum. Biliyorsunuz RTÜK televizyonlara "akıllı işaretler" diye bir zorunluluk getirdi. Televizyonlar programlarını, filmleri, dizileri kodlayıp genel izleyici, şiddet korku, 7 yaş üstü, 13 yaş üstü, 18 yaş üstü gibi işaretliyorlar. Programlar başlamadan önce 10 saniye bu işaretler ekrana geliyor. Bu uygulanıyor biliyorsunuz, görüyorsunuz.

Şunu merak ediyorum. Bu uygulama izleyiciyi-bir bakıma tüketiciyi- bilinçlendirmeye yönelik bir çalışma. Acaba anne babalar 10 yaşındaki çocuklarına "a bu 13 yaş üstüymüş sen izleme canım hadi yatağına" diyorlar mı?

Ve daha önemlisi televizyon kanalları bu kurallara harfiyen uyuyorlar mı? Kodlamayı doğru yapıyorlar mı?

Hayır.

RTÜK uygulamasına göre 13 yaş üstü ve şiddet içeren bir film, dizi ya da program 21.30'dan sonra yayınlanmalı. Bir kere buna uyulmuyor. Aslında şiddet içeren, çocukları gençleri olumsuz yönde etkileyecek filmlere, dizilere ya da programlara "13 yaş üstü" denmiyor 7 yaş üstü denip erken saatlerde yayınlanıyor.

Geçtiğimiz günlerde Türkiye'nin devlet televizyonu TRT bile Er Ryan'ı Kurtarmak adlı filmi "akıllı işaretlere" göre yayınlaması gereken saatten daha erken yayınladı. Film, kanlı, şiddet dolu bir savaş filmidir ve özellikle ilk yarım saatindeki çıkartma sahnesini izlerken benim bile aklım yerinden oynamıştı. Kopan bacaklar, parçalanan vücutlar… izleyenler bilir.

Devletin televizyonu bunu yaparsa özel televizyonlar neler yapar, yapıyorlar?

Hal böyle olunca benim "televizyon kullanma talimatları" önerim belki daha faydalı olur, amaca ulaşır diye düşünüyorum.

Ne dersiniz?

Alıntıdır