"Greenpeace nükleeri destekliyor" iddiası
27 Aralık, 2007 12:59:00 (TSİ)

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, Greenpeace ve dünyanın önde gelen çevrecilerinin, artık anti-nükleerci olmadığını savunarak, ''Artık anti-fosilciler, nükleeri destekliyorlar'' dedi.
Çakıroğlu, küresel ısınmanın etkileri ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna bilgi verdi.
Nükleer enerjinin tek çare olduğunu iddia eden çevreler bulunduğunu ifade eden Çakıroğlu, Greenpeace ve dünyanın önde gelen çevrecilerinin artık "anti-nükleerci değil, anti-fosilci" olduğunu, nükleer enerjiyi desteklediğini savundu.
Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesine ilişkin kanunun çıktığını anımsatan Çakıroğlu, kanunla, devletin nükleer santral yapmasına ve işletmesine imkan tanındığını söyledi.
Daha önce Demokles'in kılıcı gibi nükleer santralle ilgili kişilerin tepesinde olacaklarını söylediğine işaret eden Çakıroğlu, "Nefesimiz, nükleer santrallerle ilgili kişilerin ensesinde olacak" dedi.
Çakıroğlu, nükleerde sıfır toleransla çalışılması gerektiğini vurguladı. Çakıroğlu, nükleer santralin yılda 8 bin 500 - 8 bin 700, kömür santralinin 6 bin, gaz santralinin 6 bin 500, hidrolik santralin 4 bin - 4bin 500 saat çalıştığını belirterek, nükleer santrallerin verimli olduğunu kaydetti.
Yakıtın dışardan alınması halinde nükleer santralden elde edilen enerjinin 1 - 1,5 sente mal olacağına işaret eden Çakıroğlu, Türkiye'nin uranyumunun bulunduğunu, 1 kilowatı 0,9-1 sente mal edebileceğini hesapladıklarını bildirdi.
Çakıroğlu, nükleer enerjinin, sera gazını ortadan kaldırma, daha ucuzenerji elde etme ve çevreye minumum etkisi nedeniyle son günlerde rağbet gördüğünü belirtti.
"Atıklar için bekle gör"
"Nükleer atıkların ne yapılacağının" bilinmediğine yönelik tezin doğru olmadığını ifade eden Çakıroğlu, bir nükleer santralin, kurulmasından 2 yıl sonra atık çıktığını söyledi.
Okay Çakıroğlu, dünyada atıklara yönelik farklı yaklaşımlar bulunduğunu kaydederek, "Bunlar yakıtı gömme -ki şu ana kadar gömen yok-, Japonya'da olduğu gibi tekrar kullanma ve 3'üncü gruptakiler de bekleyip görme. Dünyanın yüzde 98'i 3'üncü grupta. Türkiye de bu gruba dahil" diye konuştu.
Japonya'da yanmış yakıtın yurtdışına çıkarılmadığını, ülke içinde değerlendirildiğini vurgulayan Çakıroğlu, "Biz, elimizi öpene atıklarımızı veririz' anlayışında değiliz.
Nükleer santrali kuran kişi, atığını burada bırakmak istemiyor, götürmek istiyor. Bizden de reaktörümüzün yanmış yakıtlarını almak istiyorlar, biz vermiyoruz. Atığın içindeki plütonyumu kullanmak istiyorlar" dedi.
Çakıroğlu, 5 bin megawatt'lık nükleer bir santralin maliyetinin 5 - 10 milyar dolar arasında olabileceğini bildirdi.
Bakanlar Kurulunda 21 Ocak 2008'de nükleer santrallere ilişkin bir yönetmelik çıkacağını, 21 şubatta TETAŞ'ın ilgililere davette bulunacağını, Mayıs, Haziran'a kadar süre tanıyacağını anlatan Çakıroğlu, "Firmalar 1 yıl kadar süre istiyor, ancak Bakanlık buna yanaşmıyor.
6 ay içinde kimin bu ülkede nükleer santral kuracağının belli olması lazım. 2008 içinde ne olup biteceğini göreceğiz" dedi.
27 Aralık, 2007 12:59:00 (TSİ)

Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Başkanı Okay Çakıroğlu, Greenpeace ve dünyanın önde gelen çevrecilerinin, artık anti-nükleerci olmadığını savunarak, ''Artık anti-fosilciler, nükleeri destekliyorlar'' dedi.Çakıroğlu, küresel ısınmanın etkileri ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi konusunda kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna bilgi verdi.
Nükleer enerjinin tek çare olduğunu iddia eden çevreler bulunduğunu ifade eden Çakıroğlu, Greenpeace ve dünyanın önde gelen çevrecilerinin artık "anti-nükleerci değil, anti-fosilci" olduğunu, nükleer enerjiyi desteklediğini savundu.
Nükleer güç santrallerinin kurulması ve işletilmesine ilişkin kanunun çıktığını anımsatan Çakıroğlu, kanunla, devletin nükleer santral yapmasına ve işletmesine imkan tanındığını söyledi.
Daha önce Demokles'in kılıcı gibi nükleer santralle ilgili kişilerin tepesinde olacaklarını söylediğine işaret eden Çakıroğlu, "Nefesimiz, nükleer santrallerle ilgili kişilerin ensesinde olacak" dedi.
Çakıroğlu, nükleerde sıfır toleransla çalışılması gerektiğini vurguladı. Çakıroğlu, nükleer santralin yılda 8 bin 500 - 8 bin 700, kömür santralinin 6 bin, gaz santralinin 6 bin 500, hidrolik santralin 4 bin - 4bin 500 saat çalıştığını belirterek, nükleer santrallerin verimli olduğunu kaydetti.
Yakıtın dışardan alınması halinde nükleer santralden elde edilen enerjinin 1 - 1,5 sente mal olacağına işaret eden Çakıroğlu, Türkiye'nin uranyumunun bulunduğunu, 1 kilowatı 0,9-1 sente mal edebileceğini hesapladıklarını bildirdi.
Çakıroğlu, nükleer enerjinin, sera gazını ortadan kaldırma, daha ucuzenerji elde etme ve çevreye minumum etkisi nedeniyle son günlerde rağbet gördüğünü belirtti.
"Atıklar için bekle gör"
"Nükleer atıkların ne yapılacağının" bilinmediğine yönelik tezin doğru olmadığını ifade eden Çakıroğlu, bir nükleer santralin, kurulmasından 2 yıl sonra atık çıktığını söyledi.

Okay Çakıroğlu, dünyada atıklara yönelik farklı yaklaşımlar bulunduğunu kaydederek, "Bunlar yakıtı gömme -ki şu ana kadar gömen yok-, Japonya'da olduğu gibi tekrar kullanma ve 3'üncü gruptakiler de bekleyip görme. Dünyanın yüzde 98'i 3'üncü grupta. Türkiye de bu gruba dahil" diye konuştu.
Japonya'da yanmış yakıtın yurtdışına çıkarılmadığını, ülke içinde değerlendirildiğini vurgulayan Çakıroğlu, "Biz, elimizi öpene atıklarımızı veririz' anlayışında değiliz.
Nükleer santrali kuran kişi, atığını burada bırakmak istemiyor, götürmek istiyor. Bizden de reaktörümüzün yanmış yakıtlarını almak istiyorlar, biz vermiyoruz. Atığın içindeki plütonyumu kullanmak istiyorlar" dedi.
Çakıroğlu, 5 bin megawatt'lık nükleer bir santralin maliyetinin 5 - 10 milyar dolar arasında olabileceğini bildirdi.
Bakanlar Kurulunda 21 Ocak 2008'de nükleer santrallere ilişkin bir yönetmelik çıkacağını, 21 şubatta TETAŞ'ın ilgililere davette bulunacağını, Mayıs, Haziran'a kadar süre tanıyacağını anlatan Çakıroğlu, "Firmalar 1 yıl kadar süre istiyor, ancak Bakanlık buna yanaşmıyor.
6 ay içinde kimin bu ülkede nükleer santral kuracağının belli olması lazım. 2008 içinde ne olup biteceğini göreceğiz" dedi.



da ısı enerjisi olarak algılanan şeklidir. Güneş enerjisinden iki türlü istifade edilebilir: 1) ya parabolik aynaların üzerine düşen güneş enerjisini tek ya da çizgisel bir odakta toplayıp bu düzen aracılığıyla çok yüksek sıcaklıkta buhar elde etmek ve bu buharı tekrar turbojeneratörler vâsıtasıyla elektrik enerjisine dönüştürmekle, yahut da 2) üzerine düşen güneş enerjisini doğrudan doğruya belirli bir oran dahilinde elektrik akımına çeviren "güneş panelleri" aracılığıyla. Burada dikkat edilmesi gereken şudur ki dünyamızda daha çok konvansiyonel enerji kaynakları, yâni: petrol ürünleri, kömür, odun, hidroelektrik ve nükleer kaynaklar egemendir. Bu konvansiyonel kaynaklardan istifa etmek sûretiyle elektrik üretmeye kalkacak olursanız bu elektriği, ister sanayii uygulamalarında ister domestik kullanımlarda olsun, 1) kontrollü bir şekilde, 2) istediğiniz düzeyde ve 3) istediğiniz zaman süresince üretilebilirsiniz. Bu tabii herkesin işini kolaylaştıran bir durumdur.
Yorum